• Günaydın, nasıl işler? Bugün yoğun musun?
  • Yoo, bugün pek işim yok!

       
Herhalde bu tür bir iletişimin tarafı olmak istemeyiz. İşyerinde işi olmayan bir çalışan ya da onun bağlı olduğu üstü…

İşletmenin misyonu, vizyonu, amaç ve hedefleri… Değerler… Hepsi tanımlanmış…

Kim tanımlamış? Patron ve/veya belki bir danışman ya da danışmanlık kuruluşu…

İnternet sitesine girince işletmeyi bu yanları ile dört başı mamur görüyorsunuz…

Her şey bir yıl önce tanımlanmış… Bugün ise, patron bile nelerin yazıldığını unutmuş…

Çalışanlara soruyorsunuz; zaten çoğunun haberi yok, onlara ne bir şey sorulmuş ne de bir şey söylenmiş…

Ne iş yapıyorsun diye sorulduğunda her bir çalışanın bir cevabı var.

Yazılı iş tanımları var mı? Ya da eğer varsa yazılı iş tanımları ile yaptıkları işler ne ölçüde örtüşüyor?

Ve en önemlisi, yaptıkları işleri neden yapıyorlar? O iş ya da işler yapılmazsa işletme ne kaybeder? O çalışanlar izinde iken işletmede neler yürümüyor ya da neler daha iyi yürüyor?

Keyif alıyorlar mı yaptıkları işlerden? Övünç duyuyorlar mı? Eve gittiklerinde yaptıkları işlerden duydukları övüncü yüreklerinde taşıyorlar mı, heyecanlarını yansıtıyorlar mı?

Yaptıkları işlerin bir anlamı var mı? Yaptıkları iş, etraflarına yansıyan enerjilerine kaynak oluyor mu?

Her gün iş yapmak için talimat mı bekliyorlar? Ya da zaten işletmenin amaç ve hedefleri belli, onlar da hem bunları hem de iş tanımlarını pekâlâ biliyorlar ve ona göre mi hareket ediyorlar?

Masayı düzenleyen garsona kaşığı, çatalı, tabakları vs. koyacağı yerleri her defasında talimat olarak aktarabilirsiniz. Ya da daha akıllıcası sadece masayı düzenlemesi talimatı vermek daha uygun olmaz mı?

Hangi çalışanı tercih ederdiniz? Bunun için -çalışana değil- size düşen ne olurdu? Ne yaparsanız böyle çalışanlarınız olur?

Daima son söz sizin… Ne tasarlar ve yaparsanız, onu yaşarsınız…

Humral TAN